|
‘Word of mouth marketing’ bir pazarlama stratejisi olarak tartışılmaya başlandıktan
sonra, terimin farklı çevirileri gündeme geldi. Pazarlama dünyası, reklam sektörü
ve akademisyenler arasında süregelen konuşmalar, ağırlıklı olarak iki terim üzerinden
yapılıyor: ‘ağızdan ağıza pazarlama’ ve ‘kulaktan kulağa pazarlama’. Konuyu burada
ele alarak, ilaç sektöründeki sizlerin yorumlarını da dinlemek istedik.
MediaCat’in Mayıs 2006 sayısında değerlendirdiğim bu konu hakkında şunları yazmıştım:
‘‘Pek çok uzmanlık alanında olduğu gibi, pazarlama ve reklam alanında da ister istemez
Amerika’nın takipçisiyiz. Yenilikçi ve zamanı gelmiş yaratıcı uygulamalar ilk olarak
Amerika’da hayat buluyor, daha sonra uyarlamalarıyla bize taşınıyor. Kavramlar,
ilgili çevrelerce çok çabuk kabul görse de, işin en sancılı yanı ‘çeviri’ aşaması.
Dilimize yeni bir terim kazandırmaktan ziyade, yeni terimi, Türkçe’de hali hazırda
var olan bir terime yerleştirmeye çalışmak, daha kolay bir yoldur. WOM’a ‘kulaktan
kulağa pazarlama’ denmesinde de bunun örneğini görüyoruz. Yaygın kullanımda olan
bir terimin içerisine yeni bir kavramı yerleştirmeye çalışmak her zaman doğru sonuçlar
vermeyebiliyor.’’
Konu ile ilgili görüştüğüm çok sayıda uzman da ikiye bölünmüş durumda.
WOM kampanyaları dahilinde, ürün hakkında konuşmaları hedeflenen, kategoriye göre
belirlenmiş kriterlere uyan ‘influencial’ kişilere (bilgi ileticiler) söyletilecek
mesajlar belirlenirken, iletişimin çift yönlü olmasına da dikkat edilir. WOM’da
hedef, tüketiciyi aktif kılmak ve onunla interaktif bir ilişkiyi başlatmaktır. Kulaktan
kulağa iletişim, içerisinde bu unsuru barındıramıyor. Bu da WOM için tanımı yetersiz
kılıyor.
Kulaktan kulağa => dinleme (pasif)
Ağızdan ağıza => konuşma (aktif)
Tüketiciler zaten pasif olarak yıllardır kendilerine verilen mesajları dinlemektedirler.
Bunda bir yenilik yok. Ağızdan ağıza pazarlama ile kurgulanan, tüketicileri aktif
kılıp yayılmayı sağlarken, marka ile tüketici arasında da duygusal bir bağ oluşturmaktır.
Terimlerin Türk Dil Kurumu tarafından yayımlanan açıklamaları şu şekilde:
Kulaktan kulağa: Bir kimseden bir başkasına, ondan ona GİZLİCE söylenerek.
Ağızdan ağıza: Herkes birbirine söyleyerek.
‘Kulaktan kulağa dediğimiz zaman aklınıza ne geliyor?’ diye sorarak yaptığımız küçük
çaplı bir araştırma sonrası, pek çok katılımcının aklına çocukların yan yana sıralanarak
oynadığı ‘kulaktan kulağa oyunu’ geldiğini gördük. Bu oyunda çoğu kez, sonda söylenen
sözün baştakiyle pek de ilgisi olmaz. Bu da WOM pazarlamasında istenen ve kurgulanan
bir durum değildir elbette.
Yine kulaktan kulağa yayılma terimi, içerisinde bir sır, gizem ve negatif öğeler
barındırdığından, hatta DEDİKODU anlamına da gelebilen söylenti türü iletileri çağrıştırdığından,
WOM için uygun bir çeviri olamaz diye düşünüyorum.
Ağızdan ağıza pazarlama derneği WOMMA’nın, WOM’un temel öğeleri arasında sıraladığı:
tüketicileri ürün ya da hizmetler hakkında eğitmek, bilgiyi paylaşmayı kolaylaştıracak
araçlar sağlamak gibi uygulamalar çok yenidir; bu yeni uygulamalar eski ve yetersiz
kalabilecek bir takım terimlere veya deyimlere yerleştirilmemelidir.
WOM’un hedefi, kulaktan dolma yüzeysel intibalar yaratmaktan ziyade, sağlam kurgulanmış
pazarlama mesajlarının, denenmiş memnuniyetler aracılığıyla iletilmesidir. Bundan
sonra yazılacak makalalerde, gazete ve dergi yazılarında, yayımlanacak kitaplarda,
kısaca literatürde WOM’un tek ve hakettiği Türkçe terimini bulacağına inanıyorum.
|